Vizesiz yurtdisi gezisi: Fas

Gezgin Dimitri Stoyanof'un izlenimleri
Son beş yıldır çok geziyorum. Geçen şubatta 28 günde üç kez yurtdışı gezisine gitmişim. Çünkü tur şirketleri beni bilir. Son dakika iptalinde arar. Hayır, demem. Fas'a da bu vesileyle gittim.

Aslında turlara katılmayı sevmem. Kişisel gezi daha ekonomik olabiliyor. En kötüsü herkesin gördüğü yerleri görüyor, herkesin çektiği fotoğrafı çekiyorsunuz. Bir de yerlilerle konuşma, tanışma, kaynaşma imkanınız çok az oluyor.

II. HASAN CAMİİ



Fas'a mart ayında gittim. İstanbul'da havalar çok soğuk olmasına rağmen Fas bahar gibiydi. Kışın Fas'ın en güzel yanı ılık olması. Vize de istemiyor. Turumuz Kazablanka, Rabat, Fez, Erfoud, Verzazat, Marakeş üzerinden oldu.

Önce Kazablanka'ya gittik. Fas, Afrika'dan çok bir Fransız kültürü almış gibi. Dar sokaklar, taş yollar, iki-üç katlı mavi beyaz evleri çok güzel. Örneğin Tunus'ta sokaklarda gezerken çölün etkileri görülüyordu, her yer toz içindeydi. Ama Kazablanka'da buna rastlanmıyor, oldukça temiz. Tarihi eserlere çok daha saygılılar, dünyaya daha Avrupalı gibi bakıyorlar.

Satıcılarıyla rengarenk sokakları, sıcak güneşi bir harika. Şehir 1900'lerde Fransızlar'ın da gelmesiyle ikiye ayrılmış gibi. Bir bölümde medina denilen eski mahalleler, diğer yanda geniş caddeler ve modern mimari var. Ülke monarşiyle yönetiliyor, İslam'ın kuralları geçerli. Sokaklarda her tarzda giyinmiş insan görmek mümkün. Kazablanka'da gördüğüm en çarpıcı şey, gözlerimi bir türlü alamadığım ve incelemekten bıkmadığım II. Hasan Camii oldu. Bizim mimarlarımız hálá Sultanahmet, Ayasofya gibi tarihi eserlere benzeyen işler yapmaya çalışıyor. Ama o zamanki sanatı, işçiliği yakalamaya çalışmaya gerek yok. Büyük beton, cam, çelik gibi modern zamanın malzemeleri kullanılarak yeni şeyler üretilebilir. Kazablanka'dakiler pek çok konuda bizden çok gerideler ama yaptıkları cami görülmeye değer, bir saray gibi. Burası Kral 2. Hasan tarafından inşa ettirilmiş. Mekke'deki Mescid-i Haram'dan sonra dünyanın en büyük ikinci camisi. Fransız mimar Michel Pinseau tasarlamış, Atlantik kıyısında deniz doldurularak kazanılan alanda Bouygues inşa etmiş. Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder